Adalar Belediyesi
Government administration · İstanbul Metropolitan Municipality · 0 followers
Interested in working with us in the future?
Follow to see new jobs and posts in your feed.
No news yet.

Tarih

Helenistik dönem
Adalarla ilgili tarihlenebilen ilk olay, Makedonya Kralı Büyük İskender'in komutanlarından Antigonos'un oğlu Dimitrios Poliorkites'in MÖ 298'de, o dönemdeki adı Panormos (Emin Liman) olan Burgazada'da babasının adına ve anısına bir kale inşa ettirmesi ve adaya Antigoni adını vermesidir. Burgaz'ın tepesinde, 1860'ta Helenistik döneme ait üzeri Latince yazılı bir mezar taşı bulunmuştur.
1930 yılında adadaki Rum Mezarlığı çevresinde bulunan, Büyük İskender'in babası II. Filip'e ait toplam 207 sikkeden meydana gelen Büyükada definesi; İstanbul Arkeoloji Müzesi koleksiyonuna dâhil edilmiştir. Bu define Büyükada tarihinin derinliğini gözler önüne sermesi münasebetiyle Büyükada tarihi açısından önemli bir yere sahiptir.
Roma/Bizans dönemi
Adalar, tarih sahnesinin aydınlığına asıl Bizans döneminde ve Bizans kaynaklarıyla girer. Roma İmparatoru Constantinus'un 330'da İstanbul'u başkent yapmasından sonra adaların hem sürgün yeri hem de manastırlar bölgesi olarak kullanıldığı, ayrıca burada Roma tapınakları bulunduğu, Bizans dönemindeki manastırların bu tapınakların üzerine kurulduğu, bölgeye ait Bizans kaynaklı ilk bilgilerdir. Adaların Bizans tarihinde önem kazanması 567'de İmparator II. Justinus'un, o dönemlerde Megale (Büyük) denen Büyükada'da bir saray yaptırmasıyla başlar. Adalarda, bu tarihten sonra art arda manastırlar, kiliseler inşa edildi.
Ulaşımı güç, kaçmanın adeta imkânsız olduğu adalar, asıl ünlerini din ve taht kavgalarıyla sarsılan Bizans'ın sürgün ve çile beldeleri olarak kazanmışlardır. Anakaraya yakınlığından ötürü Kınalıada, sürgünlerde en çok tercih edilen yerdi. Özellikle 8. yüzyılda ve sonrasında gözden düşen din adamları, siyasal rakip olarak görülen saray mensupları, prensler, naipler hatta imparator ve imparatoriçeler, çoğunlukla da ağır işkenceler altında, gözlerine mil çekilerek adalara sürgün edilmişler, orada hayat boyu çile doldurmaya ya da ölüme terk edilmişlerdir.
Turizm ve gezilecek yerler
Yaz aylarında Prens Adaları, İstanbul'dan günübirlik geziler için popüler destinasyonlardır. Kültür turizmi açısından Büyükada, İstanbul'daki ilk ve tek şehir müzesi olan Aya Nikola Koyu'ndaki Prens Adaları Müzesi'ne ev sahipliği yapmaktadır.
Kaynak: İngilizce Vikipedi, «Princes' Islands» maddesi (Tourism bölümü), Türkçeye makine çevirisi. CC BY-SA.
Etimoloji
Adalar, tarih boyunca çeşitli kaynaklarda ve dönemlerde çeşitli adlarla anılmıştır. Bunların en yaygını Batı kaynaklarının kullandığı "Prens Adaları" ya da "Prensler Adaları"dır. Bu ad adalara, Bizans döneminde soyluların, prenslerin, patriklerin hatta imparatorların sürgün yeri olarak kullanıldıkları; kimi kaynaklara göre de, Bizans İmparatoru II. Justinus 567'de Büyükada'da görkemli bir saray ve manastır yaptırdığı için verilmiştir. Antik dönemde adalara Dimonisi veya Demonisi (Cin Adaları) adası denmiş, Aristoteles "Demonisi"nin Heybeliada'da ilk kez bakır madeni işleten birinin adı olduğunu ve adaların giderek onun adıyla anıldığını ileri sürmüş, kendisi ise Halkedon (Kadıköy) Adaları demiştir. Yunan filozof Artemidoros, Pitiusa (Çamlı), Romalı tabiat bilgini Plinius, Propontidas (Marmara Adaları) derken Bizanslılar burada yaşayan keşişlerden dolayı Papadonisia (Papaz Adaları, Keşiş Adaları) demişler; tarihçi Hammer, Les İles des Saint (Evliya Adaları), Thomas Allom Demonesca, Türkler, topraklarının renginden dolayı Kızıl Adalar diye adlandırmışlardır.
Adaların Yunanca adları şöyledir; Büyükada (Πρίγκηπος/Prinkipos), Heybeliada (Χάλκη/Halki), Burgazadası (Αντιγόνη/Antigoni), Kınalıada (Πρώτη/Proti), Sedefadası (Τερέβινθος/Terebinthos, modern Yunanca: Αντιρόβυθος/Antirovithos), Yassıada (Πλάτη/Plati), Kaşıkadası (Πίτα/Pita), Sivriada (Οξειά/Ohia) ve Tavşanadası (Νέανδρος/Neandros).
Coğrafya

Adalar, Dördüncü Zaman başlarındaki yerkabuğu hareketleri sırasında boğazlar açılıp Trakya-Kocaeli penepleninin güney kesimleri sularla kaplanırken, peneplenin su üstünde kalmış parçalarıdır. Adaların, Kocaeli Yarımadası'nın batısını kapsayan eski bir kitlenin parçaları oldukları, coğrafi konumları ve jeolojik yapı özelliklerinin yanı sıra, bölgenin denizaltı topoğrafyasından da anlaşılmaktadır. Burada, güneydoğuya doğru derinleşen bir platform Kocaeli Yarımadası'na doğru yavaş yavaş yükselerek Büyükada ile Dragos arasında 10–15 m derinlikte bir sırt haline gelir. Yapılan ölçüm ve araştırmalar, bütün adalar arasında, sular altında kalmış eski bir nehrin vadileri olduğu sanılan olukların; adaların kuzeybatısında da, Boğaziçi kanalının devamı olduğu tahmin edilen bir oluğun varlığını göstermektedir.
Adalar çeşitli yükseklikteki tepelerden oluşur. Büyükada'nın, Yüce (Aya Yorgi): 203 m, İsa (Hristos): 163 m, Tepeköy (Nevruz): 150 m, Avcı: 145 m'lik dört tepesi; Heybeli'nin Değirmen: 136 m, Köy 128 m, Makarios 98 m, Ümit 85 m yükseklikteki dört tepesi; Burgazadası'nın 170 m'lik Bayrak (Hristos) Tepesi, Kınalı'nın Çınar: 115 m, Teşvikiye: 115 m, Manastır: 93 m'lik üç tepesi vardır. Sedefadası 55 m'lik, Yassıada 46 m, Sivriada 90 m, Kaşıkadası 13 m, Tavşanadası da 40 m'lik birer tepeye sahiptirler. Adalarda akarsu ve göl yoktur.
Adaları merkez ve çevre olarak iki büyük gruba ayırmak mümkündür: Büyükada, Haybeliada, Burgaz ve Kaşıkadası merkez grubudur. Bu adalar, çevredeki Sedefadası, Tavşanadası, Yassıada, Sivriada ve Kınalıada'dan daha yüksektir.
Adalar'ın İstanbul'a uzaklıkları, en yakın Kınalıada, en uzak Tavşanadası olmak üzere 7 deniz miliyle 13,5 deniz mili (25 km) arasında değişir. Yassıada ile Sivriada hariç Adalar, en batıdaki Kınalıada'dan en doğudaki Sedef Adası arasında kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda 12 km'lik bir hatta dizilidir.
Yönetim
Adalar'da ilk belediye örgütü 1868'de Yedinci Daire-i Belediye adıyla kurulmuştur. İdari yönden, 1908'de, Meşrutiyet'in ilanından sonra mutasarrıflık olan Adalar'a Emin Paşa ilk mutasarrıf olarak tayin edilmiştir. 1984'e kadar İstanbul Belediyesi'ne bağlı bir şube müdürlüğü iken 1984'ten bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde bağımsız bir belediyedir. Günümüzün Adalar İlçesi, Büyükada'da Maden ve Nizam, ayrıca Kınalıada, Burgazada, Heybeliada olmak üzere beş mahalleden oluşmaktadır. Sedefadası, Büyükada Maden Muhtarlığı'na bağlıdır. İlçenin merkezi Büyükada'dır.
Ekonomi
Adalar'ın bir yandan seçkin ve zengin bir yazlık semt olması, öte yandan turistik yönü, Büyükada başta olmak üzere, ilçede hizmet sektörü ağırlıklı bir faal nüfusun barınmasını sağlamakta, bu sektör kendine gerekli işgücünü daha çok adalara dışarıdan gelen göçten devşirmektedir.
Altyapı
Toplam 20.000 civarında konut, 2500 civarında işyeri bulunan İlçede, bu yerlerin %90'a yakın kısmı yazlık olarak faaldir. 899 adet tarihî eser bina mevcuttur. Adaların elektrik sistemi, Bostancı'dan Kınalıada'ya, Küçükyalı'dan Burgazada'ya, Dragos'tan Heybeliada ve Büyükada'ya, Kartal'dan Büyükada'ya (Sedefadası da Büyükada'dan beslenir) olmak üzere beş ayrı deniz kablosu ile karşılanmaktadır. Caddeler ve sokaklarda fotosel ile aydınlatma sisteminden yararlanılmaktadır. Adaların su ihtiyacı 1990'lara kadar, Ömerli Barajı'ndan Bostancı'ya gelen ana borudan gemilerle taşınarak karşılanırken, 1996 yılında İSKİ tarafından; Büyükada, Heybeliada, Burgazadası, Kınalıada ve Sedefadası'na, karada 4305 m, denizde ise 13900 m olmak üzere toplam 18205 m boru döşenerek, Adalar, İSKİ'nin Asya yakasındaki su şebekesi sistemine bağlanmıştır.
Nüfus
31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla Adalar'ın nüfusu 16.690 kişidir. Adalar'da yaşayan azınlık nüfusunun çeşitli toplumsal, siyasi olayların sonucunda dönem dönem buradan ayrılması, yerleşim alanlarının az olması ve yeni yapılaşmaya sınırlı olanak tanınması gibi nedenlerle sürekli oturan nüfus 10 bin ile 20 bin arasında değişmektedir. Yalnızca Büyükada, Haybeliada, Burgazada ve Kınalıada'da sürekli yerleşim vardır. Yassıada uzun süre deniz kuvvetleri tesislerini barındırtıktan sonra 1990'lı yıllarda kısa bir süre için İstanbul Üniversitesi Balıkçılık ve Su Ürünleri Fakültesi'ne devredilmiştir.
Adalar halkı, sürekli ikamet eden ve sadece yaz aylarında (yazlıkçı) ikamet edenler olarak iki gruba ayrılabilir. Adalar, yazları yoğun bir iç turizm hareketine sahne olmakta, bu nedenle de nüfus, yıl içinde önemli oynamalar göstermektedir. Adalar'ın nüfusu yaz aylarında nisan ve mayıstan itibaren artarak, temmuz-ağustos aylarında Büyükada 30.000 (Sedefadası dahil), Heybeliada 20.000, Burgazada 7.000 ve Kınalıada 15.000 olmak üzere, toplam 72.000 civarına ulaşmakta, günü birlik ziyaretçilerle ilçe nüfusu 140.000 kişiyi bulmaktadır.
Ulaşım

Adalar'a, coğrafi konumları nedeniyle yalnızca deniz yoluyla (vapur, motor ve deniz otobüsleri) ulaşım sağlanabilmektedir. Adalar'a ilk vapur seferleri Galata Köprüsü'nden 1846 yılında başlamıştır.
Günümüzde, her gün karşılıklı olarak Şehir Hatları vapurları ile Kabataş-Kadıköy-Kınalıada-Burgazada-Heybeliada-Büyükada ve Bostancı-Kınalıada-Burgazada-Heybeliada-Büyükada seferleri düzenlenmektedir. 2024 yılı itibarıyla Tuzla-Pendik-Büyükada arasında deniz yolu hattı oluşturulması kararlaştırılmıştır. İstanbul Deniz Otobüsleri'nin Kabataş-Kınalıada-Burgazada-Heybeliada-Büyükada-Bostancı seferleri 2018 yılı itibarıyla sonlanmıştır. Bunlar dışında motorlarla (Mavi Marmara, Prens Tur, Dentur, Turyol) hem adalar arasında hem de adalardan Bostancı, Maltepe, Kabataş, Kartal ve Yalova'ya seferler düzenlenir.
Adalar'dan en yakın noktaya ulaşım 25 dakika sürerken, en uzak noktadan ulaşım yaklaşık 1,5 saat sürmektedir. Adalar'a sefer yapan firmalar genelde yaz ve kış olarak 2 tarife kullanmaktadır. Bu seferlerin sıklığı da hafta içi ve hafta sonu günlerde değişmektedir. İlgili seferler tarifeler kullanılarak takip edilebilmektedir.
Adalar'da az sayıda kamu taşıtının dışında, motorlu taşıt kullanımı bir dönem yasak olduğu için iç ulaşım atlı faytonlar tarafından sağlanmaktaydı. 16 Ocak 2020 tarihli İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclis oturumunda alınan karar ile atlı fayton dönemi tamamen sona erdi. Alınan bu kararı, 19 Ocak 2020 tarihli köşe yazısında Cumhuriyet gazetesi yazarı Zülal Kalkandelen "Adalar'da atlı fayton utancına son!" başlığıyla duyurdu. 30 Temmuz 2020 tarihinden itibaren Adalar'da ulaşım elektrikli araçla yapılmaya başlandı. 2024 yazında Adalar'a toplu ulaşım amaçlı minibüs getirilmesi tartışmalara neden olmuş, minibüs karşıtı protesto ve gösterilerde araç "azmanbüs" nitelendirmesiyle eleştirilmiştir.
Sağlık ve eğitim
Adalar'da 1 anaokulu, 4 ilkokul, 3 ortaokul ve 3 lise bulunmaktadır. Heybeliada Deniz Lisesi 1773 Yılında Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa tarafından Kasımpaşa Tersanesi'nin Darağacı semtinde Mühendishane-i Bahr-i Hümayun adı altında ilk deniz okulu olarak faaliyete geçirilmiştir. 1851 yılında Heybeliada'ya taşındıktan sonra II. Dünya Savaşı nedeniyle 1941 yılında Mersin'e intikal ederek faaliyetlerine orada devam etmiştir. 1946 yılında tekrar Heybeliada'ya intikal eden ve Deniz Harp Okulu ile müşterek bir komutanlık altında öğretim yapan Deniz Lisesi 1963 yılında müstakil bir komutanlık olmuştur. 1985 tarihine kadar Heybeliada'da bulunan Deniz Harp Okulu'nun Tuzla'daki yeni ve modern tesislerine taşınması ile boşaltılan tesisler Deniz Lisesi Komutanlığı'na devredilmiştir.
1844 yılında din adamı yetiştirmek için faaliyete geçen Heybeliada Ruhban Okulu, 1923 yılına kadar Yüksek Ortodoks Teoloji Okulu adını taşımıştır. Daha sonra bulunduğu ada ile özdeşleşerek Heybeliada Ruhban Okulu olarak anılmaya başlar. 1971 yılında Türkiye'deki tüm özel yüksekokulların devlet denetimine girmesi ile ilgili karar neticesinde, bu değişikliğe razı olmayan Fener Rum Patrikhanesinin karşı tutumu nedeniyle okulda teoloji eğitimi kaldırıldı ve okul yalnız lise düzeyinde eğitim vermeye devam etti. 1971-1972 eğitim döneminde "Heybeliada Özel Rum Lisesi" adını alan okul, resmen açık durumudaysa da, öğrencisi yoktur ve eğitim yapılmamaktadır.
Adalar'da sağlık hizmetleri, Adalar Toplum Sağlığı Merkezi, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim Araştırma Hastanesi Büyükada Ek Hizmet Binası ve Belediye Sağlık İşleri Bölümü bünyesinde sürdürülmektedir. Kara ve deniz ambulansları mevcut olup, acil durumlarda ve gerektiğinde İstanbul'daki diğer hastanelere hasta sevki yapılmaktadır.
Kültür

İstanbul'un kültürel ve doğal mirası için çok özel bir yer olan Adalar 2010 yılından beri Adalar Müzesi adlı bir müzeye de sahiptir. İstanbul'un ilk ve tek çağdaş kent müzesi olan müze, Büyükada'nın doğusunda, en eski tarihsel yerleşim yeri olan Aya Nikola bölgesinde kurulmuştur. Adalar Vakfı ve Adalar Belediyesi işbirliği ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansının desteği ile kurulmuş olan müzenin kalıcı sergilerinin yer aldığı ana binasına, yenilenerek kullanıma sokulan eski bir helikopter hangarı da eklenmiştir.
Müze, Prens Adaları'nın jeolojik oluşumundan bugününe uzanan hikâyesini binlerce Osmanlı arşiv belgesi, fotoğraf, yüzlerce belgesel film, bugünün Adalar'ını belgeleyen video klipler, Adalar'da hizmet veren kamu kurumlarının arşivlerinden elde edilen dokümanlar, sözlü tarih kayıtları, Adalılar'ın bağışlarından oluşan bir koleksiyon ile sunmaktadır.
Bizans döneminde adalarda yaşamın merkezi, dini işleve sahip oldukları kadar siyasal mücadelelere de fon teşkil etmiş manastırlardır. Sonraki dönemlerde bulunan kalıntılar, batmış bir adacık olan Vordonos kayalığı dahil, adaların tümünün üzerinde manastırlar bulunduğunu göstermektedir. Bugün bazılarının sadece kalıntıları görülen Bizans ve sonrası dönemlere ait manastırlarının ve kiliselerinin en önemlileri Büyükada'daki Aya Yorgi Manastırı, Kadınlar Manastırı, Ayios Nikolaos, Hristos (Metamorfosis); Heybeliada'da Ayios Yeorgios (Aya Yorgi), Ayios Trias (Aya Triada), Ayios Spridon (Arsenios) kiliseleri; Burgazadası'nda Ayios Yeorgios (Aya Yorgi), Kınalıada'da Hristos (Metamorfosis), Yassıada'da Teofilos manastırları; Sivriada'da Ohia Manastırı, Tavşanadası'nda İynatios (Neandros) Manastırı, Sedefadası'nda Andrevitos (Saint Michel) Manastırı'dır.
Bizans döneminde Adalardaki ana uğraş, özellikle manastırlara ait topraklar üzerinde tarım, bağcılık, hayvancılık ve balıkçılıktır. Osmanlı döneminde de aynı uğraş ve işlevler etrafında yoğunlaşan bir yaşam 19. yüzyıl ortalarına kadar sürüp gitmiş; bağcılık ve şarapçılık geleneği keşişlerin ve manastırların tekelinden zengin Rumlara, Fransız şarap tüccarlarına geçerek devam etmiştir. Büyükada'da aynı adı taşıyan tepedeki Aya Yorgi Manastırı'nın şarabı 19. ve 20. yüzyıllarda da ünlüdür ve kilisenin bulunduğu tepelerin yamaçları bağlarla kaplıdır. Heybeliada'da şarapçılık 1886'dan sonra Ege adalarından göç edenlerin etkisiyle gelişerek sürmüş; 19. yüzyıl sonlarında İstanbullular, eğlenmek ve adanın özel şaraplardan içmek için Heybeli'ye gelmişlerdir. Adalara da uğrayan Corneille Le Brun (1714), Domenico Sestini (1779), Von Egmont (1759), Guillaume-Antoine Olivier (1793) gibi Batılı gezgin ve yazarlar, notlarında Heybeliada ve Büyükada şaraplarının kalitesini överler.
Kaynak: Wikipedia – Adalar · CC BY-SA 4.0

Etymology
There are several references to the islands in the ancient Greek period, when they went by the name Δημόνησοι (Dēmónēsoi), often transliterated as Demonesi or Demonisi. During the Middle Byzantine period the archipelago has been recorded by the 6th century lexicographer Hesychius of Alexandria as Δημόνησοι (Dēmónēsoi), meaning "demon's islands" in Medieval Greek. In 1795 German cartographer Franz Ludwig Güssefeld recorded the islands under the name Papadónisi, meaning "priest's islands".
According to Sevan Nişanyan there has not been a historical proper name for the islands in the Turkish language.
History

During the period of the Byzantine Empire, out-of-favor princes and other royalty were exiled on the islands. After 1453, members of the Ottoman sultans' family were exiled there too, hence the island's present name. The Ottoman fleet captured the islands during the siege of Constantinople in 1453.
During the nineteenth century, the islands became a popular resort for Istanbul's wealthy, and Victorian-era cottages and houses are still preserved on the largest of the Princes' Islands. According to the Ottoman general census of 1881/82–1893, the kaza of the Princes' Islands (Adalar) had a total population of 7,937, consisting of 5,501 Greeks, 533 Armenians, 254 Muslims, 133 Catholics, 65 Jews, 27 Latins, 7 Protestants, 3 Bulgarians and 1.404 foreign citizens.
The Halki seminary, formally the Theological School of Halki (Greek: Θεολογική Σχολή Χάλκης and Turkish: Ortodoks Ruhban Okulu), was founded on 1 October 1844 on the island of Halki (Turkish: Heybeliada), the second-largest of the Princes' Islands in the Sea of Marmara. It was the main school of theology of the Eastern Orthodox Church's Ecumenical Patriarchate of Constantinople until the Turkish parliament enacted a law banning private higher-education institutions in 1971. The theological school is located at the top of the island's Hill of Hope, on the site of the Byzantine-era Monastery of the Holy Trinity. The premises of the school continue to be maintained by the monastery and are used to host conferences. It is possible to visit the island where it is located via boat in approximately one hour from the shore of Istanbul.
In 1912 the islands had a population of 10,250 Greeks and 670 Turks. The islands have become more and more ethnically Turkish in character due to the influx of wealthy Turkish jetsetters, a process which began in the 1920s in the first days of the Turkish Republic when the British Yacht Club on Büyükada was appropriated as Anadolu Kulübü for Turkish parliamentarians to enjoy Istanbul in the summer. The islands are an interesting anomaly because they allow for a very rare, albeit incomplete, insight into a multicultural society in modern Turkey, possibly akin to the multicultural society that once existed during the Ottoman Empire in places such as nearby Istanbul/Constantinople. Prior to the 1950s, each of the inhabited islands had significant communities of ethnic minorities of Turkey, which is now the case to a much smaller extent. Since the vast majority of the residents and visitors are Turkish, today the minority legacy is of cultural rather than demographic importance.
Geography
Princes' Islands are located in the Sea of Marmara, near the coast of southeastern Istanbul. The distance from the Istanbul mainland changes between 13 and 25 km (8.1 and 15.5 mi), the closest being Kınalıada and farthest being Tavşanadası. Excluding Yassıada, Sivriada and Tavşanadası, all of the archipelago is located on a 12-kilometre-long (7.5 mi) line running from northwest (Kınalıada) to southeast (Sedefadası).
The island chain consists of four larger islands, Büyükada ("Big Island") with an area of 5.46 km2 (2.11 sq mi), Heybeliada ("Saddlebag Island") with an area of 2.4 km2 (0.93 sq mi), Burgazada ("Fortress Island") with an area of 1.5 km2 (0.58 sq mi), Kınalıada ("Henna Island") with an area of 1.3 km2 (0.50 sq mi), and five much smaller ones, Sedef Adası ("Mother-of-Pearl Island") with an area of 0.157 km2 (0.061 sq mi), Yassıada ("Flat Island") with an area of 0.05 km2 (0.019 sq mi), Sivriada ("Sharp Island") with an area of 0.4 km2 (0.15 sq mi), Kaşık Adası ("Spoon Island") with an area of 0.6 km2 (0.23 sq mi), and Tavşan Adası ("Rabbit Island") with an area of 0.4 km2 (0.15 sq mi).
All islands contain hills, the highest being Büyükada's Aya Yorgi Hill with 203 meters of elevation.
Islands

Büyükada
Büyükada (meaning "Big Island" in Turkish; Greek: Πρίγκηπος, romanized: Prígkēpos) is the largest of the nine islands comprising the Princes' Islands in the Marmara Sea, close to Istanbul.
As on the other islands, motorized vehicles – except service vehicles – are forbidden, so visitors explore the island by foot; by riding a bicycle (numerous bicycle shops rent them with hourly prices); or in battery powered electric vehicles which function like taxi cabs, also offering "round-the-island" sightseeing tours. Until 2020 there were horse-drawn carriages on the island, but these were phased out due to a serious equine disease.
A convent on Büyükada was the place of exile for the Byzantine empresses Irene, Euphrosyne, Theophano, Zoe and Anna Dalassena. After his deportation from the Soviet Union in February 1929, Leon Trotsky also stayed for four years on Büyükada, his first station in exile. Fahrünissa Şakir (known as Princess Fahrelnissa Zeid after her second marriage) was born on the island.
There are several historical buildings on Büyükada, such as the Ayia Yorgi Church and Monastery dating back to the sixth century, the Ayios Dimitrios Church, and the Hamidiye Mosque built by Abdul Hamid II. Büyükada consists of two peaks. The one nearest the iskele (ferry landing), Hristos, is topped by the former Greek Orphanage, a huge wooden building now known as the Prinkipo Environmental Center. In the valley between the two hills sit the church and monastery of Ayios Nikolaos and a former fairground called Luna Park. Visitors can take the 'small tour' of the island by horse-drawn vehicle, leading to this point, from where it is an easy climb to Ayia Yorgi, a tiny church with a café on the grounds serving wine, chips and sausage sandwiches, this being part of the "classic" Ayia Yorgi (St. George, in Greek: Άγιος Γεώργιος) experience.
Politics and administration
The mayor of the Adalar district is Erdem Gül of the CHP. Historically Recep Koç (ANAP, 1984–1994), Can Esen (ANAP, 1994–1999), Coşkun Özden (ANAP, afterwards AKP 1999–2009), Mustafa Farsakoğlu (CHP, 2009–2014) and Atilla Aytaç (CHP, 2014–2019) had been mayors of the district. The provincial governor is Mevlüt Kurban. In the 2023 Turkish presidential election the district voted overwhelmingly for the Kemal Kılıçdaroğlu with more than 74% of the votes cast for him.
There are five neighbourhoods in Adalar District:
Economy
According to a 2017 study Adalar is among the wealthiest districts of Istanbul concerning monthly household income.
Tourism
During the summer months, the Princes' Islands are popular destinations for day trips from Istanbul. As for cultural tourism, Büyükada happens to have the first and only city museum in İstanbul, the Museum of the Princes' Islands in Aya Nikola Bay.
Transportation
As there is almost no motor traffic on the Islands, the only transport being bicycles and horse and cart, they are more peaceful than the city of Istanbul. They are just a short ferry ride from Istanbul, with ferries departing from Bostancı, Kadıköy, Kartal and Maltepe on the Asian side, and from Beşiktaş and Kabataş on the European side. Most ferries call in turn at the four largest of the nine islands: Kınalıada, Burgazada, Heybeliada and, finally, Büyükada. Ferry and ship services are provided by six different companies.
In spring and autumn, the islands are quieter and more pleasant, although the sea can be rough in spring, autumn and winter, and the islands are sometimes cut off from the outside world when the ferry services are cancelled due to storms and high waves. During winter, with the addition of the biting cold and the strong winds and the resulting ferry cancellations, the islands become almost deserted.
Notable residents
Many Turks fondly remember the Islands as the home of the famous short-story writer Sait Faik Abasıyanık (1906–1954) and of the football legend Lefter Küçükandonyadis (1925–2012).
After the deportation of Leon Trotsky from the Soviet Union in February 1929, his first residence in exile was a house in Büyükada, the largest of the Princes' Islands; he lived there for four years between 1929 and 1933.
The famous poet Nâzım Hikmet attended the Naval Cadet School in Heybeliada between 1913 and 1918.
Famous Armenian writers and poets have lived on the islands, including Zahrad (1924–2007) and Zabel Sibil Asadour (1863–1934), both of whom lived in Kınalıada.
According to Kōnstantinoupolis employee Manuel Gedeon, Ottoman Greek publisher Demetrius Nicolaides (c. 1843-1915) had a house in Antigone (Burgazada).
Kaynak: Wikipedia – Princes' Islands · CC BY-SA 4.0
